15 yaşında İsveç parlementosu önünde grev yaparak bütün dünyaya adını duyuran ve Birleşmiş Milletler’de tüm dünyanın önünde ülke liderlerine “Bu ne cüret?” diyerek kafa tutan, “Fridays for future” eylemlerinin aktivist lideri Greta Thunberg bize ne anlatmaya çalışıyordu? Greta’nın temsil ettiği felsefe ve o felsefenin tarihi neydi? Bugünkü blog yazımda sizlere çevreci yeşil hareketin tarihinden ve felsefesinden bahsedeceğim. 

Yeşil Hareket, 19. yüzyılın sonlarında John Muir liderliğinde özellikle “Milli Park” konseptinin ortaya atılmasıyla ABD’de temelleri atılan, çevreye verilen zararlara ve yeni oturmaya başlayan tüketim toplumu kültürüne karşı gelen felsefenin adıdır. John Muir, Yeşil Hareket’lerin fikir lideri olarak değerlendirilememekle birlikte bu hareketin tohumlarını atan önemli çevrecilerden biri olarak değerlendirilebilir. Muir’in çabaları sonucunda ABD’de, Avrupa’da ve kolonilerinde milli parklar oluşturulmaya başlanmış ve bu doğal alanlar yasalarla korunmaya alınmıştır.

Çevreci Hareket veya Yeşil Hareket’in temel felsefesi ekosentrik bakış açısıdır. Bu felsefe, insanı bütün sistemlerin merkezinde ve hiyerarşinin en tepesinde gören antroposentrik bakış açısına karşı ekosistemlerin ve içinde var olan canlı veya cansız bütün varlıkların eşit derecede önemli olduğunu savunan çevreci etik görüştür. Ekosentrizm’e göre insan ekolojinin sahibi değil bir parçasıdır. 

(Antroposentrik ve ekosentrik etik felsefeleri hakkında daha fazla bilgi almak ve farklarını öğrenmek isterseniz sizi buraya alalım: https://www.felsefe.gen.tr/ekosentrik-etik-nedir/ )

Yeşil Hareketlerin dünyada daha da sistematik hale gelmesi ve kitleler tarafından desteklenen, adını ciddi anlamda duyurmaya başlayan hareketlere dönüşmesi ise 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde özellikle 1960’lar ve 1970’lere tekabül etmektedir. Yeşil hareketler, her ne kadar doğa ve kırsal alanlar üzerinden politika ve söylem üretse de, kent merkezli hareketlerdir. Bu süreçte, soğuk savaşın da tetiklemesiyle ivmelenerek artan teknoloji ve sanayi reformları, doğaya ve çevreye ciddi zararlar vermeye başlamış, özellikle tarımda “yeşil devrim” denilen tarım zehirlerinin ve pestisitlerin kullanımının ciddi anlamda artmasıyla kitlelerden ciddi tepkiler toplamaya başlamıştır. Tüketim toplumu kültürünün yayılmasıyla daha da fazla ihtiyaç duyulan yeşil devrim, adının aksine doğaya ciddi zararlar veren, kısa dönemde tarımda verimi arttıran fakat uzun vadede sadece tarımsal ürünlere değil çevresinde yer alan başka canlılara da ciddi zararlar veren tarım “ilaçlarının” sistematik olarak kullanılmaya başlanmasına verilen isimdir. Feminist hareketler, savaş ve nükleer silahlanma karşıtı hareketler gibi bir takım başka hareketlerle de birleşen Yeşil Hareket, siyasette ve sivil toplumda adını ciddi anlamda duyurmuş, Yeşil Siyasetin konseptleştirilmesinde, yeşil partilerin ortaya çıkmasında ve Greenpeace, WWF gibi çevre koruma örgütlerinin kurulmasında da rol oynamıştır. En başta rafine bir elit grup tarafından savunulan yeşil hareketler, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da daha fazla hissedilmesiyle, özellikle gençler arasında da yaygınlık kazanmış ve 2000’ler sonrasında Greta Thunberg gibi figürlerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. 

Avrupa, ABD, Yeni Zelanda gibi batı medeniyetlerinde kristalleşen ve sistematikleşen  çevreci yeşil hareketlerin Türkiye’deki yansımaları, batıyla eşgüdümlü olarak gitmemekle beraber etkilerini özellikle sivil toplumda göstermiştir. Yeşil Hareketin ülkemizdeki yansımaları 20 sene gecikmeli olarak 80’lerin ortasında kitlesel hareketler haline gelmiştir. Bunun temel sebeplerinden biri, batının aksine Türkiye’de 60’ların sonu ve 70’ler, sağ-sol mücadeleleri ile domine edilen bir süreçtir. Bu süreç sonrasında gelen 80 darbesi ise özgür sokak hareketlerinin önünü tıkamış, bu sebeple yeşil hareketler Türkiye’de batıdakinden 20 sene gecikmeli olarak gerçeklemiştir. Dünyanın kalanıyla benzer şekilde, Türkiye’deki yeşil hareketler de kır değil kent merkezli bürokratlar ve akademisyenler tarafından yürütülmüş elit hareketlerdir. Fakat özellikle Avrupa’daki örneklerin aksine Türkiye’de, Ege ve Karadeniz bölgeleri başta olmak üzere, kırsal merkezli aktivist hareketlere örnekler görülmektedir. 

Burada Türkiye’deki bazı ekolojik dayanışmalara ve eylemlere örnekler bulabilirsiniz:

(Artvin Cerattepe eylemleri: https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160223_dokuz_soruda_cerattepe )

(Aliağa Termik Santraline karşı eylemler: https://yesilgazete.org/turkiyenin-ilk-buyuk-cevre-zaferi-aliaga-termik-santrali-fotograf-galeri/ )

( Rize, İkizdere Taşocağı eylemleri: https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-56890798

Çok eskiye dayanmayan bir geçmişi olan yeşil hareketlerin önemli, her geçen gün daha da kendini gösteriyor. Özellikle Thunberg ve benzeri genç aktivistler sayesinde yeşil hareketin ve çevreciliğin felsefesi elitist bir azınlığın tahakkümünden çıkarak gençler arasında yayılmaya ve her geçen gün daha da hayatımızın bir parçası olmaya başladı. En kısa sürede özellikle siyasette ve sivil toplumda doğaya, hayvanlara ve ekosistemlere büyük önem atfeden ekosentrik bakışın  daha da yaygınlaşmasıyla birlikte yeşil ve mutlu günler diliyorum.

KAYNAKÇA 

Akyüz, A. (n.d.). 1968’İN ÜRÜNÜ Olarak ÇEVRECİ, EKOLOJİST Ve YEŞİL Hareketler

Dr.Samanthi. (2020, July 6). Difference between anthropocentrism biocentrism and ecocentrism. Compare the Difference Between Similar Terms. Retrieved May 22, 2022, from https://www.differencebetween.com/difference-between-anthropocentrism-biocentrism-and-ecocentrism/ 

Encyclopedia.com. (2022, May 22). ." environmental science: In context. . encyclopedia.com. 25 Apr. 2022 . Encyclopedia.com. Retrieved May 22, 2022, from https://www.encyclopedia.com/history/modern-europe/russian-soviet-and-cis-history/green-movement 

Ekosentrik Etik Nedir? " felsefe.gen.TR. Felsefe.Gen.TR. (2020, May 3). Retrieved May 22, 2022, from https://www.felsefe.gen.tr/ekosentrik-etik-nedir/